Oturum Aç

Obezite Cerrahisi ve Metabolik Cerrahi Merkezimiz ile yaşam kalitenizi artırın

Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide) ameliyatı

Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide) ameliyatında midenin büyük kenarı kesilip çıkartılarak 150 ila 200 ml arasındaki hacime sahip bir mide tüpü oluşturulur. Bu uygulamada 2 mekanizma ile kilo kaybı olmaktadır;

1- Restriktif (Kısıtlayıcı) Etki: Mide ha​cminin küçültülmesiyle mekanik bir kısıtlanma ve mide hareketlerinin azaltılmasına bağlı kilo kaybı

2- Endokrin Etki: Çıkartılan mide bölümünden salgılanan ve açlık hormonu olarak tanımlanan GHRELİN hormon seviyesinde düşme sağlanarak tokluk hissi oluşumu gerçekleşmektedir. Ghrelin midenin fundus denilen üst parçasındaki hücrelerce salgılanan bir peptid proteindir. Beyindeki iştah artırıcı bölgenin kuvvetli bir uyaranıdır. Tüp mide ameliyatında Ghrelin üretilen midenin fundus bölgesi çıkartıldığından iştah da azalmış olur ve kilo kaybına katkıda bulunur.

Bu uygulama mide hacmini kısıtlayıcı bir işlem olduğu için bağırsaktaki besin emiliminde bir problemle karşılaşılmaz. Ancak bazı vitaminlerin emilimi için mide parietal hücrelerinden salgılanan aside ihtiyaçları vardır. Dolayısıyla hastaların ameliyat sonrasında demir ve B12 vitamini takviyesi almaları gerekmektedir.

Tüp Mide Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Tüm ameliyatlar için geçerli olan kanama, organ yaralanması, solunum problemleri, emboli gibi çok düşük oranlarda komplikasyonlar burada da geçerlidir. Tüp mide ameliyatına özel komplikasyon ise midenin kesilip dikilen kısmından (stapler hattı) gerçekleşebilen kaçaklardır ve bazen ikinci bir müdahale gerektirebilir.

Tüp Mide Ameliyatının Kilo Kaybı Sonuçları?

Tüp mide uygulanan hastaların, 1-2 yıllık dönemde fazla kilolarının %65-70'ni kaybetmeleri mümkündür. Üç yılda kaybedilen fazla kiloların Gastrik Bypass ameliyatı sonrasında kaybedilen kilolara yakın olduğunu gösteren birçok çalışma mevcuttur.

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Başarı Garanti midir? Tekrar Kilo Alınır mı?

Ameliyattan sonra mide tüpünün zamanla genişlemesi halinde yeniden kilo alımı görülebilir. Tüp mide ameliyatının esas etkisi kısıtlayıcı etkidir; yani gıda alımının azaltılması temeldir. Ancak sıvı ve yüksek kalorili gıdalarla beslenme durumunda etkisi azalabilir. Normalde fazla kilonun %65-70'nin ilk 1-2 yılda kaybedilmesi mümkündür. Ancak üçüncü yıldan sonra beslenme alışkanlıklarının oturtulamaması durumunda %5-25 oranında tekrar kilo alımı görülebilir. Bu durumda tüp mide ameliyatı Gastrik Bypass veya BPD/DS gibi bir başka obezite ameliyatına geçiş yapılması mümkündür. Bu ikinci girişim de gene laparoskopik olarak yapılabilir.

Gastrik Bypass

Bu ameliyatta ilk olarak mide hacmi küçültülmekte ve böylece hastanın alabileceği yiyecek miktarı azalmaktadır. İkinci olarak, ince bağırsakta katedilen yol kısaldığı için besinlerin emilimi azalmaktadır. Gastrik bypass ameliyatı mide hacminin küçültülmesinin yanı sıra gıdaların emilimini de etkileyerek, vücuda faydalı olmadan atılmasını sağlamaktadır.

Gastrik Bypass (GB) Ameliyatı Tipleri Nelerdir?

Dünyada sıklıkla 2 tip GB ameliyatı teknik olarak uygulanmaktadır.

  1. Roux en Y Gastrik Bypass (RYGB)
  2. Mini Gastrik Bypass

Roux en Y Gastrik Bypass (RYGB) Ameliyatı Nedir?

RYGB ameliyatı 2 şekilde etki göstermektedir:

  1. Mide hacmi küçültülerek gıda alımı azaltılmaktadır (mide hacmi yaklaşık 25-30 cc büyüklüğündedir).
  2. Midenin büyük bölümü, 12 parmak bağırsağı ve ince bağırsağın başlangıç kısmı devre dışı (bypass) bırakıldığından, yenilen gıdaların emilimi engellenmektedir.

Normalde, besinler yemek borusundan doğrudan mideye gelir ve oradan ilerleyerek 12 parmak bağırsağına geçer. Daha sonra ince bağırsakta ilerleyerek kalın bağırsağa geçer ve oradan da dışarı atılım gerçekleşir. RYGB uygulamasında mide, işaretli yerden stapler denilen özel aletlerle kesilip dikilerek yaklaşık 25-30 cc hacimli yeni mide poşu oluşturulur.

Bu ameliyat sonrası ortalama 18-24 ay içinde hastalar fazla kilolarının %65-80'nini kaybetmektedir. Diğer taraftan ameliyat sonrası yeni beslenme alışkanlığına daha kolay uyum dönemi geçirilmektedir.

Bu ameliyatın en önemli sıkıntısı, alınan gıdalarda meydana gelen emilim bozukluğu nedeniyle ilerleyen günlerde birtakım vitamin ve mineral eksikliklerinin oluşabilmesidir (B12 vitamini, folik asit, demir eksikliği, kalsiyum ve D vitamini yetmezliği gibi). Bu oluşturulan yeni küçük mide, eski midenin yaklaşık %5-10'luk kısmı kadardır ve dolayısıyla alınan gıda miktarı çok azalmış olur. Gıda alımını takiben, besinler yemek borusundan küçük mideye gelir ve daha sonra doğrudan ince bağırsağa geçer (büyük mide, onikiparmak bağırsağı ve ince bağırsağın ilk kısmına uğramaz). Böylelikle gıdaların tamamı, sindirim sisteminin emilimden sorumlu bu bölgelere uğramadığından, emilemeden doğrudan ince bağırsağa geçiş yapar.

Diğer taraftan devre dışı bırakılan bölgelerden gelen sekresyonlar (mide sıvısı, karaciğer safrası, pankreas sıvısı ve duedonum enzimleri) ince bağırsak ile bağlantı yapılan yerden besinlere karışarak ortak yola geçiş yapmış olur.

Mini Gastrik Bypass (MGB) Ameliyatı Nedir?

MGB ile kilo verme mekanizması tıpkı RYGB'deki gibidir. Ancak burada ameliyatın yapılışı açısından bazı teknik farklılıklar bulunmaktadır. MGB'nin en önemli avantajı, teknik olarak daha kolay uygulanabilir ve ameliyat süresinin daha kısa olması şeklinde yorumlanmaktadır.

Gastrik Bypass'ın Antidiyabetik Etkileri

Gastrik bypass sonrası kilo kaybını ve iyileştirilmiş glukoz toleransını açıklayabilen mekanizmalar;

  • Erken doyma, küçük yemek porsiyonlarına ve negatif şartlandırmaya sebep veren mide hacmi küçülmesi
  • Tam olarak belirlenemeyen mekanizmalardan dolayı, ghrelin sekresyonunun bozulması ve hafif kötü emilim yaratan üst bağırsak bypass'ı
  • PYY salınımının artması ve besinlerin alt bağırsağa ulaşımının hızlandırılması
  • Konsantre karbonhidratların alınmasından dolayı Dumping sendromunun oluşumu bazı bireylerde kilo kaybına katkıda bulunur.

Revizyonel Bariatrik Cerrahi

Revizyon cerrahisi bariatrik cerrahinin en fazla deneyim gerektiren alanıdır. Bugün için tüm dünyadaki bariatrik cerrahi uygulamalarının yaklaşık %5-10'nunu oluşturmaktadır.

Revizyonel bariatrik cerrahi denildiğinde iki temel kavramın bilinmesi gerekmektedir;

1- Revizyon Bariatrik Cerrahi

Yeterli kilo kaybıyla sonuçlanmayan ya da kilo alımı ile sonuçlanan cerrahiler sonrası bariatrik cerrahi;

  • Kilo kaybının %50 EWL'nin (fazla kilo kaybı yüzdesi) altında olması
  • Son kaybettiği kilonun %15'inden fazlasını geri alması
  • Yandaş hastalıkların düzelmemesi

2- Re-operatif Bariatrik Cerrahi

  • Bariatrik cerrahinin komplikasyonları için yapılan cerrahi

Başarısız Hastayı Değerlendirme

Hasta mı operasyonu başarısız kıldı yoksa operasyon mu hastayı başarısız kıldı? yoksa program mı hastayı başarısız kıldı? Tüm bu soruların cevapları titizlikle değerlendirildikten sonra revizyonel bariatrik cerrahi kararı verilmelidir. Bunlar;

  • Doktor, psikiatrist ve diyetisyen tarafından hastadan detaylı bir anamnez almak
  • Stres faktörlerinin ve medikal tedavilerin üzerinden geçmek
  • Yakın takip
  • Destekleyici gruplar
  • Üst GiS endoskopisi
  • Üst GİS pasaj grafileri
  • Operasyon notlarının üzerinden geçmek

Hangi Hastalar Revizyonel Cerrahi İçin Uygun Değildir

Revizyonel cerrahi için başvuran bazı hastalar aşağıdaki durumları içeriyorsa ameliyat için geri çevrilerek uygun şartların sağlanması beklenmelidir;

  • Uyuşturucu madde kullananlar
  • Reflü şikayeti olup medikal tedavi görmemiş olanlar
  • Maladaptif yemesi olanlar
  • Vitamin ve nutrisyonel destek almak istemeyen hastalar

Yukarıdaki tüm durumlar titizlikle değerlendirilmeli ve mutlaka deneyimli bir bariatrik cerrah, bariatrik beslenme uzmanı, bariatrik psikiyatrist/psikolog ekibinin bulunduğu bir yapı içinde değerlendirme yapılarak revizyonel cerrahi için son karar verilmelidir.​

05 ARA 2018

Çocuk Nefrolojisi Polikliniğimiz Hastanemizde Hizmete Başlamıştır

Randevu almak için tıklayınız.

Detay
11 EKİ 2018

Kalp Ameliyatında Çığır Açan Yöntem: Kalp Zarından Doğal Kalp Kapağı Yapıyor

Detayları okumak için tıklayınız.

Detay